9 Haziran 2014 Pazartesi

Yazı Dizisi 3 - Pari yegar (բարի եկար)


Ermenilerden Türklere : Pari yegar (բարի եկար)
                     Hoşgeldiniz Türkler !

Selçuklu  Devleti’nin  kurucusu  Çağrı  Bey’in başında bulunduğu  Oğuzlar’ın, Orta  Asya’da  Karahanlı  ve  Gazneli Devletleri ile baş edememelerinden dolayı yeni  yurtlar  aramaya  başlamıştı.1016  ve 1021  yıllarında Maveraünnehr’den  ayrılan Çağrı  Bey Azerbaycan  ve  Doğu  Anadolu’da  keşiflerde  bulunmuştur.Ve işin ilginç yanı bu keşiflere Ermeni Beyleri de eşlik etmişlerdir.Bu yol göstermenin amacı Bizans baskılarının artması ve Bizans’tan kurtulma düşüncesinin artık düşünce olarak kalmayıp,Ermenilerin bir an önce harekete geçilmesi istenmekteydi.Peki Ermeniler daha önce tanımadıkları bir millete nasıl güvenebildiler? Bu sorunun cevabı Türk töresi içinde gizliydi.
Türk tarihçilerinden İbrahim Kafesoğlu bu soruyu şu şekilde cevaplamıştır: ‘’Türklerle birlikte yaşayan yabancı dinden ve milletten olan insanlar kendi kültürlerini ve inançlarını yaşatmada tam bir özgürlüğe sahiptiler.’’
İbrahim Kafesoğlu’nun da belirttiği gibi Türklerde Bizans’ta olmayan hoşgörü ile birlikte yaşama bilinci var idi.Türklerin Anadoluya girmesi ile birlikte Ermeniler için seçim vakti gelmişti.Ya yüzyıllarca birlikte yaşayacakları bir Türk egemenliğine girmek ya da yaşamları boyunca sürgünden sürgüne bir yaşam sürmek ?
Ermeni Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Meliha Aktok Kaşgarlı’ya göre: ’’Ermeniler kendilerine zulüm eden Bizanslılardan nefret ederlerdi.Bu yüzden Ermeniler,Türklere kolaylık sağladılar.Doğu Anadolu’dan,Kilikya’dan,Orta Anadolu’dan birçok Ermeni Türk Ordularının önüne düştü ve onlara yol gösterdi’’
(Resim 1)
                                                     (Resim 1)
Ermeni Toplumu ve Türk Toplumu geçen yüzyıllarda o kadar iyi kaynaştılar ki görev yaptığı yıllarda Ermeniler’in Osmanlı Devleti’ndeki konumunu gözlemleyen Alman Generali  Helmuth Von Moltke : ”Bu Ermeniler’e hakikatte Hrıstiyan Türkler denilebilir.Ermeniler Türk adetlerini ,hatta dilini benimsemişlerdir.Bir Ermeni kadınını sokakta bir Türk kadınından ayırmak mümkün değildir” diyerek benzerlikleri dile getirmiştir.

Ermeniler’in de yardımı ile Anadolu da ki keşfini tamamlayan Çağrı Bey, Anadoludaki boş otlak ve çayırları görünce Anadolu’nun Türkler için çok iyi bir yerleşme yeri olacağını kardeşi Tuğrul Bey’e iletmiştir.Ve Türklerin Anadolu’ya gelmesi için çağrı Ermenilerin de yardımı ile Çağrı Bey tarafından yapılmıştır.
Türklerin Anadolu’ya gelmeleri ile birlikte Bizans Ordusu hareketlenmiş ve tarihimize Türklere Anadolu’nun kapısını açan savaş olarak geçen Malazgirt Meydan  Muharebesi başladı.Tuğrul Bey’in yeğeni olan Alp Arslan komutasındaki Türkler Bizans’ı yenilgiye uğratmışlardır.Malazgirt Savaşının Ermeni-Türk İlişkileri açısından ki değeri : ‘’ Savaş sırasında Ermeniler, Bizans ordusunu terk ederek “Türkler’e arkadaşça  davrandılar”.Selçuklu Devleti de onlara  bu davranışlarının mükafatı olarak   huzurlu bir hayat temin etti.Alp Arslandan sonra Türklerin başına geçen Melikşah döneminde yaşayan Ermeni Tarihçi Matieus  Türklere ve Melikşah’a ithafen ‘’Ermeniler’e huzur verdi’’ demiştir.  (Resim 1)
Türkler ile Ermenilerin bu denli kaynaşmasının altında yatan bir faktörde ‘’din’’ faktörüdür.Din faktörüne iki farklı açıdan bakabiliriz.Birinci açı,Ermeniler Hıristiyan Gregoryanı’dır.Bizans ile bu yönden ayrılırlar.Ermeni kiliselerinde ikon yer almaz ama Bizans Kiliselerinde özellikle ikon önemli yer tutar.( İkon: Hıristiyan Ortodoks mezhebinde İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimlere verilen ad)
Katoliklerin kabul ettiği “son yağlama veya hasta yağı” merasimi Ermeniler de görülmez ama bazı benzerliklerde dikkat çeker.Örneğin: Ermeni kilisesi oruç ibadetini diğer Hı­ristiyan kiliselerininki gibi, etsiz ve yağsız yiyerek yerine getirir.
Ama benzerliklerin yanında farklılıklar Bizans - Ermeni ilişkileri içinde büyük bir ayrıştırıcı nokta olmuştur.Bu da Türk – Ermeni ilişkilerini olumlu yönde etkilemiş ve yazı dizisinin de başlığını oluşturan ‘’Millet-i Sadıka’’ yani sadık millet sıfatını kendilerine kabul ettirme de büyük önem taşımıştır.
‘’Din’’ temelli ikinci açımızda,Türk – Ermeni dostluğunda Ermenilerin Hıristiyan Gregoryanı olmasının bir diğer olumlu yanı  ise Türkler gibi tek tanrı inancında olmasıdır.Grogeryanlık İslam ile yakın olmuştur ve diğer Hıristiyanları dışlamışlardır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder