Ermenilerden Türklere : Pari yegar (բարի եկար)
Hoşgeldiniz Türkler !
Selçuklu
Devleti’nin kurucusu Çağrı Bey’in başında bulunduğu
Oğuzlar’ın, Orta Asya’da Karahanlı ve Gazneli
Devletleri ile baş edememelerinden dolayı yeni yurtlar
aramaya başlamıştı.1016 ve 1021 yıllarında
Maveraünnehr’den ayrılan Çağrı Bey Azerbaycan ve
Doğu Anadolu’da keşiflerde bulunmuştur.Ve işin ilginç yanı bu
keşiflere Ermeni Beyleri de eşlik etmişlerdir.Bu yol göstermenin amacı Bizans
baskılarının artması ve Bizans’tan kurtulma düşüncesinin artık düşünce olarak
kalmayıp,Ermenilerin bir an önce harekete geçilmesi istenmekteydi.Peki
Ermeniler daha önce tanımadıkları bir millete nasıl güvenebildiler? Bu sorunun
cevabı Türk töresi içinde gizliydi.
Türk
tarihçilerinden İbrahim Kafesoğlu bu soruyu şu şekilde cevaplamıştır:
‘’Türklerle birlikte yaşayan yabancı dinden ve milletten olan insanlar kendi
kültürlerini ve inançlarını yaşatmada tam bir özgürlüğe sahiptiler.’’
İbrahim
Kafesoğlu’nun da belirttiği gibi Türklerde Bizans’ta olmayan hoşgörü ile
birlikte yaşama bilinci var idi.Türklerin Anadoluya girmesi ile birlikte
Ermeniler için seçim vakti gelmişti.Ya yüzyıllarca birlikte yaşayacakları bir
Türk egemenliğine girmek ya da yaşamları boyunca sürgünden sürgüne bir yaşam
sürmek ?
Ermeni Tarihi
Uzmanı Prof. Dr. Meliha Aktok Kaşgarlı’ya göre: ’’Ermeniler kendilerine zulüm
eden Bizanslılardan nefret ederlerdi.Bu yüzden Ermeniler,Türklere kolaylık
sağladılar.Doğu Anadolu’dan,Kilikya’dan,Orta Anadolu’dan birçok Ermeni Türk
Ordularının önüne düştü ve onlara yol gösterdi’’
(Resim 1)
(Resim 1)
Ermeni Toplumu ve
Türk Toplumu geçen yüzyıllarda o kadar iyi kaynaştılar ki görev yaptığı
yıllarda Ermeniler’in Osmanlı Devleti’ndeki konumunu gözlemleyen Alman Generali
Helmuth Von Moltke : ”Bu Ermeniler’e hakikatte Hrıstiyan Türkler
denilebilir.Ermeniler Türk adetlerini ,hatta dilini benimsemişlerdir.Bir
Ermeni kadınını sokakta bir Türk kadınından ayırmak mümkün değildir”
diyerek benzerlikleri dile getirmiştir.
Ermeniler’in de
yardımı ile Anadolu da ki keşfini tamamlayan Çağrı Bey, Anadoludaki boş otlak
ve çayırları görünce Anadolu’nun Türkler için çok iyi bir yerleşme yeri
olacağını kardeşi Tuğrul Bey’e iletmiştir.Ve Türklerin Anadolu’ya gelmesi için
çağrı Ermenilerin de yardımı ile Çağrı Bey tarafından yapılmıştır.
Türklerin
Anadolu’ya gelmeleri ile birlikte Bizans Ordusu hareketlenmiş ve tarihimize
Türklere Anadolu’nun kapısını açan savaş olarak geçen Malazgirt Meydan Muharebesi başladı.Tuğrul Bey’in yeğeni olan
Alp Arslan komutasındaki Türkler Bizans’ı yenilgiye uğratmışlardır.Malazgirt
Savaşının Ermeni-Türk İlişkileri açısından ki değeri : ‘’ Savaş sırasında
Ermeniler, Bizans ordusunu terk ederek “Türkler’e
arkadaşça davrandılar”.Selçuklu Devleti de onlara bu
davranışlarının mükafatı olarak huzurlu bir hayat temin etti.Alp
Arslandan sonra Türklerin başına geçen Melikşah döneminde yaşayan Ermeni
Tarihçi Matieus Türklere ve Melikşah’a
ithafen ‘’Ermeniler’e huzur verdi’’ demiştir. (Resim 1)
Türkler ile
Ermenilerin bu denli kaynaşmasının altında yatan bir faktörde ‘’din’’
faktörüdür.Din faktörüne iki farklı açıdan bakabiliriz.Birinci açı,Ermeniler
Hıristiyan Gregoryanı’dır.Bizans ile bu yönden ayrılırlar.Ermeni kiliselerinde
ikon yer almaz ama Bizans Kiliselerinde özellikle ikon önemli yer tutar.( İkon: Hıristiyan
Ortodoks mezhebinde İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve
yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimlere verilen ad)
Katoliklerin
kabul ettiği “son yağlama veya hasta yağı” merasimi Ermeniler de görülmez ama
bazı benzerliklerde dikkat çeker.Örneğin: Ermeni kilisesi oruç ibadetini diğer
Hıristiyan kiliselerininki gibi, etsiz ve yağsız yiyerek yerine getirir.
Ama
benzerliklerin yanında farklılıklar Bizans - Ermeni ilişkileri içinde büyük bir
ayrıştırıcı nokta olmuştur.Bu da Türk – Ermeni ilişkilerini olumlu yönde
etkilemiş ve yazı dizisinin de başlığını oluşturan ‘’Millet-i Sadıka’’ yani
sadık millet sıfatını kendilerine kabul ettirme de büyük önem taşımıştır.
‘’Din’’ temelli
ikinci açımızda,Türk – Ermeni dostluğunda Ermenilerin Hıristiyan Gregoryanı
olmasının bir diğer olumlu yanı ise
Türkler gibi tek tanrı inancında olmasıdır.Grogeryanlık İslam ile yakın
olmuştur ve diğer Hıristiyanları dışlamışlardır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder