16 Mart 2013 Cumartesi

Statikoculuk

Herkesin dilinde bir statükoculuk,bir taraf diyor ki artık sıkıldık statükoculuktan,Türkiye'ye hiç bir şey katmadı,Türkiyeyi bağımlı hale getirdi,bir tarafta diyor ki statükoculuk dış politikanın daha özgür kalmasını sağladı.Statükoculuk olmasaydı daha da Türkiye bağımlı hale gelirdi.
Statüko kelimesi Latinceden gelir.Gerçek yazılışı statis quo'dur.Türkçedeki anlamı oturmuş düzen - yerleşmiş durum'dur.Statükoculuk su gibidir.Kirli eller dokunursa kirli bir düzen olur,temiz kalırsa ülke için faydalıdır.Statükoculuk aslında dengeciliktir.Örneğin;statükoculuğu en etkin kullanılan dönem,Milli Mücadele dönemidir.
Statükoculuğu bir çok şekilde kullanmışızdır.Örneğin Batıyı batı ile dengelemişizdir.Hatay meselesi iç politika açısından Statik değildir ama Statükonun izlerini ufakta olsa görmek mümkündür.Hatay meselesinde,Fransızların gardını İngilizlerin baskısı ile kırmışızdır.Başka hangi güç yeterdi Fransızlardan Hatay'ı almaya.Tabii ki dönemin süper gücü İngiltere.2 müttefiği bile birbirine düşürecek kadar tehlikelidir statükoculuk,kirli ellere bırakılırsa her şeyi mahvedebilir.Batıyı doğu ile dengelemiştir Türkiye,2.Dünya savaşı döneminde İngiltere ve Fransa ile Akdeniz güvenliği adı altında müttefik olurken bir taraftan da İngiltere ve Fransayı abluka altına alan Almanya ile bor anlaşması yapmıştır.Almanların,Türkiye de silah sanayi ve uçak sanayi kurmasına izin vermiştir.Diyebilirsiniz ki bu nasıl bir çelişkidir ? İşte bu statükoculuktur. İngiltere Musul'u haksız yere işgal ettiğinde,Türkiye yüzünü hemen SSCB ye çevirmiş ve bir dizi anlaşmalar yapmıştır.Bu da İngiltereyi rahatsız etmiş Türkiye ye daha fazla tavizler vermeye başlamıştır.
Statükoculuğa muhafaza durumu koruma gözüyle bakılmamalıdır.Kimileri Statükoculuğu,at gözlüğü olarak tanımlayabilir ama muhafaza durumu korurken birçok şey değiştirilebilir.Ülkenin iç siyaseti birbirini izlerken,dışarıda size ait bazı olgular değişebilir.Örneğin;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisinin ileri gelenleri statükoculuğun artık gerekli olmadığını savundular.Farkında olmadan statükoculuğu istemiyorken bile statik davrandılar.Örneğin:
-12 Eylül darbesinin eseri olarak,demokratik ülkelerde olmayan bir uygulama getirildi.Yüzde 10 barajı.Bunun değişmemesi için direnen ve durağan yapının korunmasını öngören politikayı izleyen kişi Erdoğandır.Yani kendisi statükoculuğu uygulamaktadır.''Değişim''i esas alan ise muhalefet partileridir.
-Parti iç tüzüklerinde,her partinin genel başkanı,''tek adam'' konumundadır.Bu konuyu değiştirmekten uzak ve bu zaaftan en çok faydalanan yine Sayın Erdoğan'dır.
Statükoculuğu eleştirirken bile statüko yapıyor ve hala devam etmektedir.

Atatürk ilkelerinin bazılarının arasında bile Statik duygunun yattığının kanaatindeyim.İlkeler birbirini dengeler,birbirini durağanlaştırır.
Örneğin Laikliğin kökenini ve Cumhuriyetçiliği ele alalım.Laiklik Kısmen Romada daha sonra kısmen Bizansta,Bizanstan ise kısmen Osmanlıya geçmiştir.Laiklik,kısa tanımı ile din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.Kısa tanımdan yola çıkarsak,Osmanlı da teokrasinin kullanıldığını düşünürsek,bir yerlerde yanlış bir şey var diye düşünebilirsiniz.Aslında her şey kuralına uygun.Osmanlı da,Padişah Halife ünvanı ile her ne kadar ''Tanrının,yeryüzündeki temsilcisi'' ünvanı alsada,osmanlı da ayrı bir Şeyhülislamlık makamı vardı.Bir ferman,bir kanun çıkacağı zaman bile şeyhülislama sorulur ama yine de son söz padişahındı.Kısmen de olsa Din-Devlet ikilemi aslında Osmanlı da ayrı idi.Cumhuriyet dönemi laikliğinde ise bu daha da genişletildi. Peki yeni bir Cumhuriyet kurulmuş ve Cumhuriyetçilik ilkesi benimsenmiş,Osmanlının yönetim biçimi ''ötekileştirilmiş''.Cumhuriyetçilik ilkesi ile Osmanlının da kısmen kullandığı laikliği alarak ne yapılmış olabilir.Cevap:Dengelemedir.Amaç,Osmanlıda ki statik düzeni bir parçada olsa yeni Cumhuriyet düzenine eklemedir.
Statüko çok tehlikeli bir kavramdır,her yöne her anlama çekilebilir.Günümüz Türk siyasetinde hem kötülenerek gerici damgası vurulur hem de dengede ki değişimin ön ayağı olarak adlandırılır.Ama şunu unutmamak gerekir ki Statükoculuğu eleştirenler,statükoculuğun çocuklarıdır.
Burçkan ESEN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder